Edinburgh Gezisi – İskoçya’nın Başkentinde Gezilecek Yerler

0
1735
edinburgh gezisi

Eğer İngiltere’ye uzun bir süreliğine gelmişseniz mutlaka zaman ayırıp gitmeniz gereken yerlerden biri İskoçya’nın başkenti Edinburgh olmalı bence. Bu yazımda, Londra’dan 4.5 saatlik tren yolculuğu ile gittiğim Edinburgh gezisi hakkında kendi izlenimlerimi ve görmeniz gereken yerleri paylaşacağım.

Londra’dan Yola Çıkış

Londra’dan Edinburgh’a gitmek için 4.5 saat süren tren yolculuğunu tercih etmenizi öneririm. Biletinizi Trainline.com üzerinden satın alıp, daha sonra mailinize gelen şifre ile tren istasyonlarında bulunan makinelerden bilet çıktısını alabilirsiniz.

Treniniz Londra Kings Cross istasyonundan hareket ediyor, Edinburgh’da Waverley şehir merkezi istasyonunda iniyorsunuz.

Tren yolculuğunda 1.sınıf tercih ederseniz, biraz daha fazla para ödüyorsunuz ancak koltuğunuz size özel numaralı oluyor, ayrıca daha büyük bagaj alanı, şarj prizi, su, çay ve kahve içme imkanı, daha büyük ve rahat koltuk gibi ayrıcalıklara kavuşuyorsunuz.

Normal bilet alırsanız, bu bilet türüne ayrılmış boş bulduğunuz koltuklara oturmak durumunda kalıyorsunuz, herhangi bir numaralı koltuk size verilmiyor.

Daha ucuz bir ulaşım isterseniz otobüsle 9.5 saatte Edinburgh’a gidebilirsiniz. Biletlerinizi nationalexpress.com sitesinden alabilirsiniz.

Edinburgh’a Varış

Tren yolculuğu gayet keyifli geçiyor. İngiltere’nin bu kadar düz bir ülke olmasına şaşırıyor insan yolculuk yaparken. Oturduğunuz yerden hızlı bir şekilde tarlaların, çiftlik hayvanlarının, fabrikaların gözünüzün önünden geçip gittiğine bakarken Edinburgh’a varıyorsunuz.

edinburgh tren manzarası

Eğer benim gibi şehir merkezinin biraz dışında bir otel seçtiyseniz lokal otobüsleri kullanmanız gerekiyor. Otobüs içinden bilet alabiliyorsunuz fiyatı £1.5.

Ben, fiyat ve kalite açısından iyi olduğunu düşündüğüm Holiday Inn City West otelde kalmıştım. Otelin şehir merkezine uzaklığı otobüsle 15 dakika. Otelin hemen karşısındaki duraktan şehir merkezine giden otobüsler geçiyor. İsterseniz siz de bu otele ya da diğer alternatiflere booking.com sitesinden bakıp karar verebilirsiniz.

Şehir Hakkında

1437 yılından beri İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh’un 500 bin civarında bir nufusu var. Birleşik Krallık’taki ikinci en büyük finans merkezi ve gelen turist sayısı açısından İngiltere’deki en popüler ikinci şehir.

Nüfus olarak pek kalabalık olmayan şehir, gelen turistlerle Ağustos ayında gerçekleşen festival süresince dolup taşıyor.

edinburgh sehir manzarasi

Edinburgh’da dolaşırken bu şehrin tarihi dokusu nedeniyle kendinizi Yüzüklerin Efendisi filmi ya da Taht Oyunları dizisinin içine girmiş gibi hissedebilirsiniz.  Kalesi, manastır ve kiliseleri, eski evleri, taştan yolları ile bir masalın içine girmiş duygusuna kapılıyor insan.

Edinburgh Gezisi Kapsamında Görmeniz Gereken Yerler


UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiş bu şehirde görmeniz gereken yerler epey fazla. Benim gibi 3-4 günlüğüne bu şehre gelmişseniz maalesef bu kısa zaman içerisinde hepsini ziyaret etmeniz pek mümkün değil. Bu yüzden önem sırasına göre bir liste oluşturdum.

Benim faydalandığım size de önerebileceğim kombine bilet alma imkanından ilk olarak bahsetmek istiyorum. Bu bilet kapsamında Edinburgh Kalesi, Royal Britannia gemisi ve Holyroodhouse Sarayına girebiliyor aynı zamanda  48 saat boyunca Edinburgh Tur otobüslerine indi-bindi yapabiliyorsunuz.

Bahsettiğim bu fırsat biletini royaledinburghticket.co.uk adresinden, şu anki fiyatı olan £52 ödeyerek ya da Waverley tren istasyonunun hemen yakınındaki turist danışma merkezinden satın alabilirsiniz. Aynı zamanda bu merkezden Edinburgh hakkında ücretsiz sağlanan birçok broşürü de almanız mümkün.

Edinburgh Castle – Edinburgh Kalesi

Edinburgh gezisi kapsamında görmenizi şiddetle tavsiye ettiğim birinci yer, her sene 1.5 milyondan fazla kişinin ziyaret ettiği Edinburgh Kalesi olacak.

Edinburgh Kalesi ya da diğer adıyla Castle Rock – Kaya Kalesi, 350 milyon önce faaliyettte olan sönmüş bir volkanın bacasının üstünde bulunuyor.

edinburgh kalesi uzaktan

8 bin yıl öncesine dair yerleşim olduğuna dair kalıntılar olan bölgede, iki bin yıl öncesine ait olan iskeletler de bulunmuş. Old Town-Eski Şehir’den yürüyerek  kolaylıkla girişini bulabileceğiniz kalenin üzerine çıkıp, Edinburgh’u kuşbakışı izleyebilirsiniz.

edinburgh kalesi giriş

Kale İçinde Görebilecekleriniz :

  1. Taç Odası ve Kader Taşı – İskoç Taç mücevherleri
  2. Büyük Salon – Devlet işlerini buradan yönetmek için inşa edilmiş, Oliver Cromwell’in ordusu tarafından bir garnizon olarak kullanılmış, bugün çeşitli silahlar, zırhlar ve kale anahtarını sergiliyor.
  3. Kraliyet Sarayı – James VI onuruna 1617 yılında oluşturulan odalar.
  4. Aziz Margaret Şapeli – Edinburg’un en eski binası, 1.David ‘in annesi anısına inşa edilmiş.
  5. Savaş Zindanları – 18. yüzyıl sonunda mahkumlarının kaledeki zindanlarda nasıl yaşadığını göstermek üzere tasarlanmış, sesli dinletilerin de olduğu zindanlar.
  6. Mons Meg – 150kg ağırlığında olup, 3.2 km uzağa top ateşleyebilen Avrupa’nın en eski kuşatma silahlarından biri.
  7. Saat Bir Topu – 1861’den beri her gün saat 13.00’de ateş edilen top.
  8. İskoç Ulusal Savaş Anıtı – Birinci Dünya Savaşından beri gerçekleşmiş çeşitli çatışmalarda hayatlarını feda edenler için yapılmış anıt.
  9. Manzaralar – Edinburgh manzaralarını kalenin duvarlarından seyredebilirsiniz.

Web : edinburghcastle.gov.uk


The Royal Yacht Britannia

Britannia, 16 Nisan 1953’te inşa edildikten sonra 44 yıldan fazla bir süre bir milyon milden fazla yol kat ederek Kraliyet Ailesi’ne hizmet etmiş. Kraliçenin parlak devlet ziyaretleri, resmi resepsiyonlar, kraliyet baleleri ve aile tatilleri için adeta mükemmel bir krallık evi olmuş.

royal yacht britannia

1997’de emekliliğe ayrılmış olan gemi, artık Edinburgh’ta müze olarak ziyaretçilerini ağırlamakta. İçeri girmeden size bir kulaklık veriliyor ve dolaştığınız yerlerde bu kulaklıktan ilgili kısım hakkında sesli bilgiyi dinleyebiliyorsunuz.

Tur kapsamında, gemi dümeninin olduğu köprü mevkini, kraliçenin misafirleriyle birlikte yemek yediği salonu, yatak odalarını, oturma odalarını, makine dairesini, personel kamaralarını,  güverteyi gezebilmeniz mümkün.

Web : royalyachtbritannia.co.uk


Palace of Holyroodhouse

Kraliçenin Edinburgh’a geldiği zaman konakladığı yer olan Holyroodhouse, kendisi bu şehirde olmadığı zaman ünlü Royal Mile yolunun sonunda bulunan görkemli sarayda ziyaretçilerini bekliyor.

holyroodhouse giriş

Ortaçağ efsanesine göre şu anda sarayın olduğu yerde kalıntıları bulunan manastır, 1128 yılında 1. David tarafından inşa ettirilmiş. Kral avlanırken, bir geyiğin boynuzları arasında haç olduğunu görmüş ve bunun Tanrıdan gelen bir mesaj olduğunu düşünerek geyiği gördüğü yere manastırı yaptırmış. Bugün sarayın ismi olan ‘Holy Rood’, Kutsal Haç anlamına geliyor.

holyroodhouse manastır kalıntıları

İlk yapılan kilise çok küçük olduğu için 35 yıla aşan bir zaman diliminde dehlizler, toplantı yeri, yemekhane ve misafir evleri ilave edilmiş.

Sarayın bugünkü haliyle inşa edilmesi 1671 – 1678 tarihleri arasında olmuş. Kuzeyden güneye 70m ve doğudan batıya 70m uzunluğunda bir avluyu içine alan bir düzende inşa edilmiş.

holyroodhouse avlu

Web : royalcollection.org.uk/visit/palace-of-holyroodhouse


Royal Botanic Garden

Edinburgh gezisi için önerebileceğim diğer bir yer, içinde bulunan binlerce bitki ve ağaçtan oluşan yemyeşil görüntüsüyle Royal Botanik Bahçesi olacak.

1670 yılında kurulmuş olan bu botanik bahçesi, 28 hektar büyüklüğünde olup, içerisinde 270 binden fazla bitkiyi barındırmakta ve bu bitkiler dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş 13 binden fazla farklı türü temsil etmekte.

royal botanic garden

Bana en çok ilginç gelen, özel bir şekilde ısıtılmış ve kapalı bir cam sera içinde sergilenen, içinde pek çok tropikal bitkiyi bulunduran bölüm olmuştu. Vatanından bu kadar uzakta böyle özel şartlar içinde bu bitkileri yetiştirmek hiç kolay olmamıştır herhalde.

İçeri giriş ücretsiz, içerideki restoran ve kafesinde oturup bir şeyler yeme-içme imkanına da sahipsiniz. Hediyelik eşya satın alabileceğiniz bölümde ayrıca çeşitli bitki tohumları ve çiçek soğanları da alabilmek mümkün.

Web : rbge.org.uk


Old Town – Eski Şehir

İskoçya’nın en eski bölümüne verilen ad olan Old Town – Eski Şehir, Edinburgh gezisi içinde  belki de en çok zaman geçireceğiniz bölge olacak. Ortaçağ mimarisi ve Reform dönemine ait  yapıların korunmuş olduğu bölgede, ünlü St. Giles Katedrali, İskoçya Ulusal Müzesi, Parlamento Binası ve çeşitli kiliseler bulunmakta.

Yine eski şehirde olan ünlü Royal Mile caddesi, turistlerin sürekli dolaştığı, festival zamanı gösterilerin olduğu, Edinburgh Kalesinden başlayıp Holyrood House’a kadar gelen uzun bir yol. Bu cadde üzerinde çeşitli turistik dükkanlar, iskoç kumaşını satan mağazalar, restoranlar, kafeler, tarihi yerler keşfedilmek üzere sizleri bekliyor.


Frankestein Pub

Eski şehirde dolaşmaktan yorulduysanız, George IV Bridge caddesi üzerindeki Frankestein korku temalı pub’a bir şeyler yemek ve içmek için uğrayabilirsiniz.

19. yüzyıldan kalma bir kilisenin dönüştürülmesi ile ortaya çıkmış bu ilginç ve korkutucu pub, 3 kattan ve 3 bardan oluşuyor.

frankestein pub 001

Canavar şovları, yanıp sönen ışıklar, elektrikli statik şarj aletleri, köpüren sıvı kabarcıkları ve orijinal siyah beyaz Frankenstein filmlerinin barın üstündeki büyük ekranlarda oynaması burada göreceğiniz dekorasyon öğelerinin bazıları.

frankestein Pub 002

Web : frankensteinedinburgh.co.uk


Arthur’s Seat – Arthur’un Koltuğu

Şehrin panoramik manzaralarını yüksek bir tepeden seyretmek isteyen yürüyüş sevenler, Edinburgh’un bu en yüksek zirve noktasına yürüyerek bir saatte çıkabilirler.

arthurun koltugu yuruyus

İsmini Kral Arthur’a ait efsanelerden geldiği söylenen bu tepe, Edinburgh kalesinin altındaki kayalar gibi sönmüş yanardağ oluşumundan meydana çıkmış. Bazı açılardan yatar vaziyetteki bir aslana benzetilmekte.

arthurun koltuğu

 


National Museum of Scotland – İskoçya Ulusal Müzesi

Edinburgh gezisi için diğer bir durağınız girişin ücretsiz olduğu İskoçya Ulusal Müzesi olabilir. Farklı katlara bölünmüş olan bu müze, İskoç arkeolojik buluntularının ve ortaçağ nesnelerinin ulusal koleksiyonlarının yanı sıra;  jeoloji, arkeoloji, doğal tarih, bilim, teknoloji, sanat ve dünya kültürlerini kapsayan eserleri içermekte.

Bir yetişkin hücreden bir memelinin ilk başarılı klonu olan koyun Dolly’nin doldurulmuş bedeni bu müzede görebilirsiniz. Ayrıca eski Mısır eserleri, Elton John’un kıyafetleri, Millenium Saati, Dinozor iskeletleri görülebilecek diğer dikkat çekici bölümlerdir.

Web : nms.ac.uk

 

Bir Cevap Yazın